"BEN TANRI'NIN KIZIYIM!"
Ruhumdaki tüm yara izleriyle Tanrı'nın önünde buluyorum kendimi.Ellerimden tutup kaldırmasını umuyorum.Hafifçe gülümsüyor Tanrı.
"Ne de çok geciktin."
Ah evet, yaşadığım tüm hüzünler tekrar gözümün önünden geçiyor.Sadece canım yandığında Tanrı'ya koştuğum için kızıyorum kendime.Özür dilemek istiyorum,bir daha hiç gitmeyeceğime söz vermek istiyorum.Yapamıyorum.Yaralarımı saklama çabalarına giriyorum.Tanrı görmesin,suçluluk duymasın istiyorum.
Tanrı iyice yaralarımı inceleyip,canımın bu kadar yanmasına izin verdiği için özür diler gibi bakıyor.O'na hiç kızmıyorum.O'na bu kadar geç gelerek hak ettim bunu, biliyorum.Hiç farkında olmadan kendi sesimi duyuyorum.
"Benim...Benim canım çok yandı."
Büyük bir sevgiyle bakıyor bana . Affedecek sanıyorum.Cehenneme gittiğim günler bitecek,beni affederse tüm yaralarım iyileşecek sanıyorum.Anlatıyorum,çünkü daha fazla susarsam içimde kalan kelimelerin kalbimi parçalara ayıracağının bilincindeyim artık ve biliyorum beni O'ndan başka kimse anlayamaz.
"Her zaman yanında olacağıma dair söz verdiğim insanlar oldu,yapamadım."
Gülümsüyor Tanrı.
"Onların yanında olmanı ben istemedim."
Anlamamış gözlerle bakıyorum.Uzanıp ellerimi tutuyor.
"İyi biri olarak kal istedim."
"Kalamadım." derken ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Bir an için bana sarılmak istediğine yemin edebilirim.
"Bazı hatalar yaptın,sonra benden özür diledin.Affedildin ki; şuan ellerinden tutuyorum."
Her gülümsememde dudaklarımdaki hüzünden dikişler canımı yaksa da kocaman gülümsüyorum.
Hala biraz bana kırgın olduğunu bildiğim halde konuyu değiştiriyorum.
"Bir adam var." diyorum.
Bu cümleyi kurmamla,o adamı benden iyi tanıdığını biliyorum.
Devam etmemi bekliyor,doğru sözcükleri bulmak için çabalıyorum.O'nu tekrar kırmak ya da kızdırmak asla istemiyorum.
"Bana inanmıyor değil mi?" diyerek beni bu dertten kurtarıyor.
"Sana inansın istiyorum." diyorum zar zor duyulan bir sesle.
Hafifçe saçlarımı okşadığını hissediyorum."Çünkü sadece bazen onunla aynı duyguları hissettiğimizi düşünüyorum.Onun canı çok yanıyor,belki de benimkinden daha çok.Yaralarını sadece sen iyileştirebilirsin."
Gülümseyerek dinliyor beni Tanrı.Devam etmemi işaret ediyor.
"O'nu sana inandırmaya çalışmak istedim." Ellerimi gösteriyorum.
"Ellerim küçük benim,yapamadım."
"Başkalarının iyiliğini isteyecek kadar iyi birisin." derken gurur duyan gözlerle bakıyor bana.
"İyi biri olmaya çalışıyorum.Genelde bu yüzden susuyorum."
"Bunu sorun yapma." diyor. " Onlara susup,benimle konuşuyorsun."
Yanındayken tüm yaralarımın yavaş yavaş iyileştiğini hissediyorum.Burada ölmek istiyorum.
Ellerimden tutup ayağa kaldırıyor Tanrı.
"İyi biri olarak öl,sen benim kızımsın."
Tanrı'ya iyi biri olarak öleceğim diye verdiğim sözleri yok sayıp içimdeki kinci çocuğa uyuyorum.
"Ya canımı bu kadar çok yakanlar ne olacak?"
Alnımdan öpüyor Tanrı.
"Sen hiç merak etme , onların cezalarını ben vereceğim."
İçimi rahatlatarak,iyi biri olmaya söz vererek ayrılıyorum yanından.Ama aslında o hep benimle biliyorum.
Belki bu yazıyı yazdığım için bana kızgın olsa bile affedeceğini umuyorum.Aslında O'na hem çok yakın,hem de bir o kadar uzağım.Bazen gerçekten bana sevgisini hissettiriyor,bazense hiç umrunda olmuyorum.Ama O'na hep inanıyorum,çünkü eğer ona inanmazsam delirirdim.Ve çoğu zaman şunu diyorum.
"Görüyorsun ya Tanrı'm, durum bu . Sen sevsen de öldürsen de kabulümdür."
Çünkü şüphesiz O bizim bilemediklerimizi bilir.
Ve hissediyorum;
Bazen sadecece koşarak ona gelmemi istiyor.
- ŞeymaS.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder