Uzun bir hüzün sustum.
Uzun bir yalnızlık sustum.
Korkak değilim ben,suskunum !
Derin hüzünler yaşadım.Bir denizin mavisinde boğulmak isterken,karanlık ağır hüzünlü prangalar vurdu ince bileklerime.
Kanatarak bileklerimi,kırdım zincirlerimi.Ve koştum sürekli.Bir hüzünden diğer bir hüzne koştum hep.Ben hüzün oldum,hüzün ben oldu.
Ciğerlerimin kanadığı zamanları anımsıyorum.Kaburgalarımın kırıldığı zamanları,sırtımı duvara yaslayıp ağladığım zamanları...
Yüzüme çarpan şiirleri anımsıyorum.Hala kelimeleri keskinleşip kesiyor bileklerimi.Ellerime bakıyorum,oh çok şükür ! Hala küçük ellerim.Bir kalbi paramparça edebilmek için çok küçük.Lanet olsun,hala iyi biriyim !
Zaman paslı bir çivi ile deşerken yaralarımı,yaşlanmış ruhuma ve paramparça kalbime bakıyorum.Sıkıca bileklerimden tutup "dayan" diyorum kendime.Tanrı öyle istiyor biliyorum.
Susuyorum!
Ve sustukça,susabildikçe içimdeki çocuğa ruhumun sürgün yerinde bir tımarhane oluşturuyorum.Hatta kanamasın diye ciğerleri,cıvıl cıvıl bir bahçe sunuyorum ona,orada.Tanrı böyle istiyor çünkü.En çok o bahçede Tanrı beni seviyor,biliyorum.Tutuyor ellerimden.
İşte tam o anda !
Tutunca ellerimden,bir söz veriyorum O'na.
"İyi biri olarak öleceğim."
Bu yüzdendir benim tüm susmalarım !
Konuşursam kırarım,çünkü bilirim.
Ve kırmamak için kimseyi,
Ve hayal kırıklığına uğratmamak için Tanrı'yı
Suskunum ben.
Korkak değilim!
Sadece iyi biri olarak öleceğim.
-ŞeymaS.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder