Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Ocak 2013 Salı

Bir Deniz Manzarası

                                                               
                                                         BİR DENİZ MANZARASI
Denize olan tutkum neye dayanır ,hiç bilmem.Belki bozkırlı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldiğimdendir.Kim bilir ?Sürekli denizi özleyerek büyümek...Çünkü ben canım çok yandığı zaman Ankara'nın kuru ayazında düşünmeyi değil bir deniz kenarında ağlamayı tercih ederim hep.Bir ironidir,ağlarken kendimi hiç affetmem.Sadece  güçlü insanların içten,hıçkıra hıçkıra ağladıklarını düşünsem bile kendi hıçkırıklarımı duymaktan nefret etmişimdir hep.
Deniz kelimesinin anlamı denizden daha ötedir benim lügatımda.Çünkü ben kendi hapishanesini kendi oluşturan insanlardanım.İstersem paramparça olayım,yine de korkarım birini kırmaya.Çünkü kimi kırsam yine en çok ben kırılırım,iyi bilirim.Şimdi bir adam 'onlar gibi olmazsan kırılırsın' dediğinde hıçkıra hıçkıra 'onlar gibi olamam' dediğim zamanları hatırlıyorum.
Vicdanlı bir yüreğe sahip olmak bazen çok yaralayıcı olabiliyor.Bazen sormuyor değilim:Tanrı'm bu kadar hassas,kırılgan yaratmak zorunda mıydın beni? Konuyu dağıttım biraz biliyorum.Hayatımda çoğu şey toplayamayacağım kadar paramparça ve dağınıkken, bir de konunun dağılmasına aldırmıyorum.Ama bu sefer olmaz.Şimdi değil.Toplamam gerek konuyu.Çünkü hayatımın daha fazla dağılmasına izin veremem.Bunu kendime yapamam.
Denize aşık bir deniz kızı olduğumu düşünmüşümdür hep.Çünkü ben denizdeyken kendime içsel yolculuklar yapmayı severim.Yaz günlerini anımsıyorum.Dakikalarca sadece dalgaları izlediğim zamanları...Dalgalar bazen gerçekten çok hırçın olabiliyor.En sevdiğim tişörtün sırılsıklam olmasına aldırmadığım zamanları anımsıyorum.Denize hiç kızamam ben çünkü.Şimdilerde o umursamaz kızı özlüyorum,denizi özlüyorum.Yüzdüğüm zamanları düşünüyorum.Ben en çok yüzerken konuşurum denizle.Yorsa da bazen beni deniz,yine onun kucağında dinleniyorum.Kendimi dinliyorum.Geçecek diye saçlarımı okşuyor deniz.Kendimi ona bırakıyorum,kanıyorum yine.Kulağıma gelen dalga sesleri uzaklardan bir deniz kızının hüzünlü şarkısını  benziyor.Bu şarkıya hayır diyemem,hiç diyemem.Çoğu zaman kendimi dalgaların kollarına bırakırım.Genelde kimseye içimi yansıtmayan ben,denize dökerim içimdeki tüm bozuk hüzünleri.Balıklara bakar ve derim ki;
"Babanızın kıymetini bilin."
Deniz teşekkür edercesine gülümser bana.Herhangi bir kayalıkta bacaklarım denizde olacak şekilde otururum.Çünkü kendimi tamamen denizden soyutlayamam.Bunu yapacak kadar kötü biri olamam.Ayak parmaklarımla balıkları yakalamaya çalışırken,gökyüzüne bakar Tanrı'ya teşekkür ederim.Çok fazla uzak kalamadığımdan tekrar atarım kendimi denize.Yorulana kadar yüzerim,yorulana kadar kendimle cebelleşirim.
Sıcak yaz akşamları,hafif meltemli akşamüstüleri hatırlıyorum.Elimde herhangi bir yazarın herhangi bir kitabı...Çoğu zaman denizi izlemekten kitap okuyamam ben.Deniz bende hipnoz etkisi yapar.Aklımı başımdan alır,yüreğimi başıma getirir.İçim sıkılır,canım yanar çünkü.Derin bir nefes alıp,yaşamaya devam ederim.Okuduğum kitabı bırakırken,denize bakarak söylenirim.
"Üstüme gelme deniz,yarın sabah anlatacağım."

-ŞEYMA S.

11 Ocak 2013 Cuma

"Ben Tanrı'nın Kızıyım!"

"BEN TANRI'NIN KIZIYIM!"

   Ruhumdaki tüm yara izleriyle Tanrı'nın önünde buluyorum kendimi.Ellerimden tutup kaldırmasını umuyorum.Hafifçe gülümsüyor Tanrı.
"Ne de çok geciktin."
Ah evet, yaşadığım tüm hüzünler tekrar gözümün önünden geçiyor.Sadece canım yandığında Tanrı'ya koştuğum için kızıyorum kendime.Özür dilemek istiyorum,bir daha hiç gitmeyeceğime söz vermek istiyorum.Yapamıyorum.Yaralarımı saklama çabalarına giriyorum.Tanrı görmesin,suçluluk duymasın istiyorum.
  Tanrı iyice yaralarımı inceleyip,canımın bu kadar yanmasına izin verdiği için özür diler gibi bakıyor.O'na hiç kızmıyorum.O'na bu kadar geç gelerek hak ettim bunu, biliyorum.Hiç farkında olmadan kendi sesimi duyuyorum.
"Benim...Benim canım çok yandı."
Büyük bir sevgiyle bakıyor bana . Affedecek sanıyorum.Cehenneme gittiğim günler bitecek,beni affederse tüm yaralarım iyileşecek sanıyorum.Anlatıyorum,çünkü daha fazla susarsam içimde kalan kelimelerin kalbimi parçalara ayıracağının bilincindeyim artık ve biliyorum beni O'ndan başka kimse anlayamaz.
  "Her zaman yanında olacağıma dair söz verdiğim insanlar oldu,yapamadım."
Gülümsüyor Tanrı.
"Onların yanında olmanı ben istemedim."
Anlamamış gözlerle bakıyorum.Uzanıp ellerimi tutuyor.
"İyi biri olarak kal istedim."
"Kalamadım." derken ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Bir an için bana sarılmak istediğine yemin edebilirim.
"Bazı hatalar yaptın,sonra benden özür diledin.Affedildin ki; şuan ellerinden tutuyorum."
Her gülümsememde dudaklarımdaki hüzünden dikişler canımı yaksa da kocaman gülümsüyorum.
Hala biraz bana kırgın olduğunu bildiğim halde konuyu değiştiriyorum.
"Bir adam var." diyorum.
Bu cümleyi kurmamla,o adamı benden iyi tanıdığını biliyorum.
Devam etmemi bekliyor,doğru sözcükleri bulmak için çabalıyorum.O'nu tekrar kırmak ya da kızdırmak asla istemiyorum.
"Bana inanmıyor değil mi?" diyerek beni bu dertten kurtarıyor.
"Sana inansın istiyorum." diyorum zar zor duyulan bir sesle.
 Hafifçe saçlarımı okşadığını hissediyorum.
"Çünkü sadece bazen onunla aynı duyguları hissettiğimizi düşünüyorum.Onun canı çok yanıyor,belki de benimkinden daha çok.Yaralarını sadece sen iyileştirebilirsin."
Gülümseyerek dinliyor beni Tanrı.Devam etmemi işaret ediyor.
"O'nu sana inandırmaya çalışmak istedim." Ellerimi gösteriyorum.
"Ellerim küçük benim,yapamadım."
"Başkalarının iyiliğini isteyecek kadar iyi birisin." derken gurur duyan gözlerle bakıyor bana.
"İyi biri olmaya çalışıyorum.Genelde bu yüzden susuyorum."
"Bunu sorun yapma." diyor. " Onlara susup,benimle konuşuyorsun."
   Yanındayken tüm yaralarımın yavaş yavaş iyileştiğini hissediyorum.Burada ölmek istiyorum.
Ellerimden tutup ayağa kaldırıyor Tanrı.
"İyi biri olarak öl,sen benim kızımsın."
Tanrı'ya iyi biri olarak öleceğim diye verdiğim sözleri yok sayıp içimdeki kinci çocuğa uyuyorum.
"Ya canımı bu kadar çok yakanlar ne olacak?"
Alnımdan öpüyor Tanrı.
"Sen hiç merak etme , onların cezalarını ben vereceğim."
  İçimi rahatlatarak,iyi biri olmaya söz vererek ayrılıyorum yanından.Ama aslında o hep benimle biliyorum.
 Belki bu yazıyı yazdığım için bana kızgın olsa bile affedeceğini umuyorum.Aslında O'na hem çok yakın,hem de bir o kadar uzağım.Bazen gerçekten bana sevgisini hissettiriyor,bazense hiç umrunda olmuyorum.Ama O'na hep inanıyorum,çünkü eğer ona inanmazsam delirirdim.Ve çoğu zaman şunu diyorum.
"Görüyorsun ya Tanrı'm, durum bu . Sen sevsen de öldürsen de kabulümdür."
  Çünkü şüphesiz O bizim bilemediklerimizi bilir.
Ve hissediyorum;
Bazen sadecece koşarak ona gelmemi istiyor.
                                                                                                                                       - ŞeymaS.